loading
SILYON CONSTRUCTION
Kuzey Kıbrıs

Kıbrıs Tarihçesi

Osmanlı İmparatorluğu için sürekli tehdit oluşturan ve korsanlara yardım sağlayan Venedik’ten 1571 yılında alınan Kıbrıs, üç yüz seneden fazla Osmanlı idaresinde kalmıştır.


Osmanlı hakimiyeti boyunca ada da pek çok yapı inşa edilmiş olmakla birlikte, daha eski yapılara yapılan eklemelerle karma bir mimari üslup oluşturulmuş; Latin kiliselerinin bir kısmı cami veya farklı işlevleri olan yapılara dönüştürülmüştür. Bu binaların sürekli yaşatılmış olması ise ancak pek çok tamiratın yapılarak günümüze kadar gelebilmeleriyle mümkün olmuştur.


Kıbrıs’ın Osmanlı İmparatorluğu’nun elinden çıkışı ise 1878 Rus Savaşı sırasında bir üs olarak adayı Britanya Krallığı’na kiralaması ile gerçekleşmiştir. O dönemin karışık siyasi yaşantısı içerisinde iki devlet karşı saflarda savaşa girince, İngiltere Kıbrıs’ı egemenliği altına almak durumunda kalmıştır. 1925 yılına kadar Yüksek Komiser düzeyinde yönetilen ada, bu tarihten sonra bir koloni statüsüne getirilmiş ve Sömürge Dönemi, 1960 yılında bağımsız Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kurulması ile sona ermiştir.

Lefkoşa Tarihçesi

Kıbrıs’ın en kalabalık ve önemli yerlerinden biri olan Lefkoşa, dünyadaki bölünmüş tek başkent özelliğini taşımasıyla ünlü yerlerden biridir. Şehrin kuzeyin Türkler, güneyinde ise Rumlar bulunmaktadır. Osmanlı döneminde Türklerin Kıbrıs’a yerleştirilmesi kapsamında tüm adaya olduğu gibi Lefkoşa’ya da Tüm nüfusun yerleştirilmesine 1572’de başlanmıştır. Lefkoşa; Bizans, Lüzisyan, Venedik, Osmanlı ve İngiliz kültürünü içinde barındıran önemli bir Akdeniz kentidir.


Lefkoşa’nın konum olarak Kıbrıs adasının merkezi bir yerinde bulunması, Kıbrıs’a damgasını vuran medeniyetler için önemli bir etken olmuştur.


Osmanlılar 1571 yılında adayı aldıklarında Lefkoşa başkent konumunu sürdürmeye devam etmiştir. Camiler, hanlar ve Türk konakları bu dönemden günümüze gelen en önemli tarihi yapılar arasında gösterilmektedir. 1878’den itibaren ada; İngiliz idaresine girdiğinde de başkent olma statüsünü devam ettirmiştir. I. Dünya Savaşı’ndan sonra savaş zenginliği oluştuğundan Kıbrıs’taki Surlar içinde görkemli taş binalar yapılmaya başlanmıştır.


1920’lerden sonra özellikle etnik yapıda değişiklikler görülmüş, Lefkoşa halkına Rum, Maronit yanında Ermeniler de eklenmiştir.


16 Ağustos 1960’ta kurulan Kıbrıs Cumhuriyeti, aynı gün Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağını çekerek, adadaki Britanya hakimiyetine son vermiştir.


Kanlı Noel olarak bilinen ve yeşil hat ile şehri ortadan ikiye bölen bu olay pek çok canlı mahallenin canlılığını yitirmesine, Lefkoşa’daki surlar içi mahallelerinin eski zengin gösterişli durumlarını kaybetmelerine neden olmuştur. Şehirde 2003 yılında Kermiya Sınır Kapısı, 2008 yılında ise Lokmacı Kapısı açılmıştır. Şehrin oluşumundaki bütün bu ilişkili ve birbirini takip eden değişiklikler, surlar içinin bugünkü tarihi dokusunu oluşturmuş ve şehri bir tarihi merkez haline getirmiştir.

Gazimağusa Tarihçesi

Gazimağusa M.Ö 3. Yüzyılda I. Ptoleme tarafından Arsinoe adıyla kurulmuştur. 1291 yılında Haçlı Seferleri sırasında Akka alınınca oradan göç edenler şehre yerleşmiştir. Halkla birlikte tüccarların da gelmesi sonucu şehir zenginleşip önem kazanmış ve Gazimağusa Limanı sayesinde bir ticaret merkezi konumuna gelmiştir. 1372 yılında şehri ele geçiren Cenevizlilerle yapılan anlaşma gereğince 1469’a kadar Ceneviz yönetiminde kalan şehir ardından Lüzisyanlara geri verilmiştir.


Türklere kadar Roma ve Doğu Roma İmparatorluklarının, Latinlerin ve Venediklilerin eline geçen kale, II. Selim dönemindeki Kıbrıs Seferi sırasında Türk birlikleri tarafından fethedilmiştir. 1878’e kadar Türk yönetiminde kalan kale Kıbrıs ile birlikte 1878 yılında İngiliz idaresine bırakılmıştır. 1960 yılında bağımsızlığını kazanan Kıbrıs Cumhuriyeti’nin önemli turizm beldelerinden biri haline gelen Mağusa, 1974’te Kıbrıs Harekatı sırasında Türk birliklerince ele geçirilmiştir. Kent, 1975 yılında ilan edilen Kıbrıs Türk Federe Devleti ve 1983’te kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin önemli liman, turizm ve üniversite eğitimi merkezlerinden biri haline geldi.

Girne Tarihçesi

Bazı kaynaklara göre şehrin efsanevi Tegea Kralı Cehpeus tarafından M.Ö 10. Yüzyılda kurulduğu yazılmaktadır. Buna rağmen şehrin bulunduğu bölgenin kalıcı yerleşim alanına dönüşmesi ise M.Ö 4. yüzyılda Pers hakimiyetinde gerçekleşmiştir. M.S 7. Yüzyıldaki Arap saldırıları sırasında Girne Kalesi yapılmıştır. 1191 yılındaki Üçüncü Haçlı Seferi sırasında İngiliz Kralı I. Richard, İsaakios Komnenos’la savaşarak kaleyi kuşatıp ele geçirmiştir. 1489 yılında tüm adayla beraber Venedik kontrolüne geçen Girne’de, bu dönemde kalede büyük değişiklikler yapılmıştır. 9 Temmuz 1570 tarihinde Osmanlı Devleti’nin Kıbrıs Seferi sırasında şehir kendi rızasıyla teslim olmuştur. 1974 yılında gerçekleşen Kıbrıs Harekatı’nda bölge Türk kontrolüne girmiş, 1983 yılında ilan edilen ve sınırlı sayıda ülke tarafından tanınan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin bir parçası olmuştur.

Güzelyurt Tarihçesi

Kıbrıs Cumhuriyeti’nin dördüncü büyük ilçesi olan Güzelyurt, etrafı turunçgil bahçeleriyle çevrili bir yerleşim birimidir. Çok verimli toprakları bulunan Güzelyurt’ta portakal, greyfurt, kavun, karpuz, mandalina ile çeşitli sebzeler yetiştirilmektedir. Turunçgillerin bir kısmı meyve suyu yapılarak ada genelinde tüketilirken, bir kısmının da ihracı yapılmaktadır.

İskele Tarihçesi

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin 5 ilçesinden biri olan İskele, 1998 yılına kadar Mağusa ilçesine bağlı olup, 2000 yılında çıkarılan bir yasayla Güzelyurt ilçesi ile birlikte ilçe statüsü olmaya hak kazanmıştır.


1974 öncesinde ismi Trikomo olarak bilinen İskele, 1974 Mutlu Barış Harekatı ile birlikte Güney’den Kuzey’e toplu göçü başlatan Larnaka Türk Halkı, bu kıyı şeridine yerleştirilmiş ve bu tarihten itibaren de İskele olarak isimlendirilmiştir.

Konaklama

Turizmdeki çeşitliliğiyle Akdeniz’in gezilecek yerlerinden biri olan Kıbrıs, konaklama alanında da dünyanın gözde yerlerinden biri kabul edilmektedir. 5 yıldızlı birçok otelin yanı sıra Kıbrıs birçok apart, tatil köyü, kamp ve pansiyonlarıyla da her türlü zevke cevap verecek nitelikte bir yerdir. Ada da turistik tesislerin birçoğu Girne ve Gazimağusa bölgelerinde yoğunlaşmakta olup, her bütçeye uygun konaklama olanaklarına sahip bir ülkedir.

Seramik Sanatı

Seramik sanatının oldukça geliştiği Kıbrıs’ta, yöreye özgü bir sanat olan Lefkaşa işi pişmiş topraktan yapılmış çanaklardan alabilirsiniz. Alışveriş yaparken mağazaların açık olduğu saatlere dikkat etmek gerekir. Çünkü yaz ve kış aylarında mağazaların açık olduğu saatler değişkenlik göstermektedir.

Eğlence Hayatı

Huzur ve dinlenmenin dışında tatilini dolu dolu geçirmek isteyenlerin özellikle tercih ettiği Kıbrıs’taki gece kulüpleri Lefkoşa ve Güzelyurt’ta bulunmakta olup, yerli ve yabancı turistler için eğlenceye doyulacak nitelikteki en popüler yerler arasında gösterilmektedir. Yılın her dönemi güneşli geçen adadaki gece hayatı her daim hareketli olsa da bu yoğunluğun özellikle yaz aylarında daha da arttığı gözlenmektedir.

Archangelos Michael Kilise ve İkon Müzesi

Girne kentinin merkez kilisesi olarak 1860 yılında inşa edilen Archangelos Michael Kilisesi, günümüzde görünür olmayan kent surlarına ait kuzeybatı burcu üzerinden konumlanmaktadır. Günümüzde Girne Bölgesi’nden toplanan ikonların sergilendiği bir ikon müzesi olarak hizmet veren kilise de M.S XVIII ve XX. Yüzyıllara ait ikonlar sergilenmektedir.

Güzelyurt Müzesi

St. Mamas Manastırı’nın hemen yanında yer alan Güzelyurt Müzesi, 1974 yılında olan Barış Harekatı’dan sonra açılan ilk müzedir. Metropolit olarak kullanılan bina, 1974 sonrası Eski Eserler ve Müzeler dairesine tahsis edilmiştir. Gereken düzenleme ve tadilat işlerinin yapılmasından ardından müze 1979 yılında ziyarete açılmıştır.


İki bölümden oluşan müzenin alt katında Kıbrıs’ta görülen göçmen kuşlar ve adanın yapısında olan taş çeşitleri sergilenirken, üst kattaki arkeolojik bölümünde ise Neolitik Çağ’dan Ortaçağ’a kadar olan eski eserler sergilenmektedir. M.Ö 2. Yüzyılla tarihlenen iki geyik heykeli ve 68 cm boyunda Artemis Heykeli ve Soli Antik Kenti kazılarında bulunan birçok eseri müzede görmek mümkündür.

Mevlevi Tekke ve Müzesi

Lefkoşa Girne Kapısı’nın güneyinde yer alan tekke, Kıbrıs’ın en önemli yapılarından biridir. Günümüzde müze olarak kullanılan tekke de Mevlevi giysileri, müzik aletleri ve etnografik malzemeler sergilenmektedir.

Namık Kemal Zindanı ve Müzesi

Vatan yahut Silistre isimli oyunun 1 Nisan 1873 yılındaki ilk temsilinin ardından Namık Kemal, bu oyunun siyasi içeriği nedeniyle 9 Nisan 1873 yılında Kıbrıs’a sürgüne gönderilmiştir. Namık Kemal, sürgün süresinin bir bölümünü bu zindanda geçirmiştir. V. Murat tarafından affedilen Namık Kemal, 7 Haziran 1876 yılında İstanbul’a geri dönmüştür. Bu bina günümüzde Namık Kemal’in edebi kişiliği, yaşamı ve sürgün dönemi ile ilgili olarak düzenlenmiş bir müzeye dönüştürülmüştür.

Taş Eserler Müzesi

İtalyan etkisinin yansıtıldığı Taş Eserler Müzesi’nde Lefkoşa’nın değişik yerlerinden toplanan Ortaçağ Dönemi yapılarına ait mimari parçalar ile çeşitli taş eserler sergilenmektedir. Müze, 23 Haziran 2003 tarihinde yapılan düzenlemeyle tekrardan ziyarete açılmıştır.

Escape Plajı

Kuzey Kıbrıs’ın en gözde plajlarından biri olan Escape Beach Club; deniz, kum ve güneşin eğlenceyle buluştuğu muhteşem mekanlardan biri olarak kabul edilmektedir. Konforlu ortamı ve geniş imkanlarıyla Kıbrıs’taki gençlerin uğrak mekanı olan plaja giriş ise ücretsizdir. Gündüzleri scuba diving, kano veya deniz bisikleti gibi su sporları yapabileceğiniz plajda, geceleri de canlı müzik ve dans gösterileri ile eğlenceli dakikalar geçirebilirsiniz.

Kıbrıs'ta Sağlık Hizmeti

Sağlık standartlarının oldukça üst seviyede olduğu Kıbrıs’ta her türlü özel hastane, klinik, tıp merkezi ve devlet hastaneleri hizmetlerini kusursuzca yerine getirmektedir. Her şehirde her gün en az 2 veya 3 eczane nöbetçi olarak beklemektedir. Kıbrıs’a gelirken kullanmakta olduğunuz herhangi bir ilacı getirmenize ya da unuttuğunuz için üzülmenize gerek yoktur. Ada da tüm ilaçları ve tıp hizmetlerini rahatlıkla bulabilirsiniz.